17 Aralık 2010 Cuma

Efeslilerden Uleb'e Batiste tepkisi

Efesliler Mike Batiste Tepkisi.
Efes Pilsen taraftar grubu Efesliler sezonun 3.karşılaşmalarında oynanan  Union Olimpija - Panathinaikos maçında Pao'lu oyuncu Mike Batiste'in yere düşen Saso Ozbolt'un kafasına basmasına (bakınız) karşılıksız kalmadılar.Bu insanlık dışı hareketi haftalar sonra Efes Pilsen - Panathinaikos maçında hazırladıkları dövizler ve pankart ile tepki gösterdiler. 
Caution


Uleb will u cure Batiste Now

We want justice



Cimbom bu galibiyetle tur vizesini aldı

14 Aralık Salı günü Euro Cup gruplarında 5. karşılaşmasında Galatasaray Cafe Crown evinde ağırladığı Gasterra Flames'i 86-58 yenmeyi başardı ve bir üst tura çıkmayı garantiledi.
Maça hızlı başlayan ev sahibi Gscc çok geçmeden rakibiyle farkı açtı ve maçı koparmayı bu periyottan başardı (23-13) . 2.periyot konuk ekip Gasterra kendine gelip Gscc'yi frenledi ve başa baş bir oyun ortaya koydu 16-16) ve soyunma odasına 39-29 Gscc üstünlüğü gidildi. Soyunma odası dönüşü Cim bom öldürücü yumruğu hem hücumda hemde savunmada koyarak maçı tam anlamıyla bitirdi . 3. periyotta Galatasaray Cafe Crown 22 sayı atarken rakibine sadece 8 sayı attırdı (61-37) .Final periyotunda ise maçın kopmasıyla beraber iki takımda savunma dozunu aşağı çekti ve her iki takımda yüksek skorlar buldu (25-22) ve böylece Galatasaray Cafe Crown gruptaki 4.galibiyetini alarak bir üst tura çıkma hakkını elde etti.


Maçtan fotoğraflarım ;












16 Aralık 2010 Perşembe

Basketbolla gelen dostluk

Basketbol aracılığıyla bir çok arkadaş edindim Dan'de bunlardan biri. Sezon başında Valencialı dostlarım İstanbul'a geldiğinde onlarla beraber olmuştum ( bakınız ). Dan'de beni bu fotoğraflardan sonra facebookta bulmuş orada dostluğumuz başlamıştı.Kendisi Neven Spahija'nın yakın bir dostu olduğundan zaman zaman onun maçlarını izlemeye bulunduğu yere gidiyordu. Tanıştığımızdan beri Dan'in İstanbul'a gelmesi hakkında konuşuyorduk ve bu geçen hafta gerçekleşti. Fenerbahçe Ülker - Regal FC Barcelona günü Annesi Ayalet ve Annesinin en yakın arkadaşı Tikky ile İstanbul'a geldiler. Kaldıkları otele gittim ve buluştuk . Bana İsrail'den getirdikleri Hapoel Tel Aviv ve Hapoel Jerusalem hediyelerini verdiler sağolsunlar. 
Baharat Çarşısı
Baharat Çarşısı 2
Maça kadar vaktimiz olduğundan onlara Eminönü Baharat çarşısı ve Kapalı Çarşıyı gezmeyi önerdim onlarında kabul etmesiyle yola çıktık. Onlarda Eminönü'nde kaldıkları için yürüyerek 10 dakikada Baharat Çarşısına gittik.
İsrail'de Araplarla beraber yaşadıkları için çoğu şey onlara tanıdık ve benzer gelmiş. Baharat Çarşısını gezmemiz bittikten sonra tramvaya binip Kapalı Çarşıya geçtik. 1 saat kadarda burayı gezip tozduk ve oturup bir yorgunluk çayı içtik. 
Kapalı Çarşı
Çay molamız 
Tramvaydan bir kare
Maça gitmek için otele döndük üstlerini değiştirdiler ve bizi bekleyen araç ile Sinan Erdem Spor Salonuna geçtik.Hınca hınç dolu salon (15.800 kişi) gerçekten muazzam bir atmosfere sahipti. 
Fenerbahçe Ülker-Barça maçı öncesi

Fenerbahçe Ülker maça çok kötü başladı ama 3.periyot kendine geldi ve toparlanmayı başardı. 4.periyot kıran kırana bir maç geçse de Barcelona galip ayrılmayı başardı. 
Maç içinden Dan
Maç sonu soyunma odası çıkışında Neven'i bekledik tabi beklerken de önümüzden geçen Barcelonalı oyuncularla fotoğraf çekilmeden geçmedik. Neven geldi ve küçük bir sohbetten sonra Erdemir maçında görüşmek üzere ayrıldı. Bizde bizi bekleyen araca bindik ve onlar otellerine dönerken bende evimin yolunu tuttum Erdemir maçında görüşmek üzere vedalaştık. 

Erdemir maçı gününde Neven erken gelmelerini ve böylece görüşme fırsatımız olacağını söylemiş.Maçtan 2 saat önce salona gittim sağolun İBB görevlileri bizi kapıda tutmadılar ve bekleme salonuna alıp sıcak ikramda bulundular.Takım gelince bizde içeri geçtik Neven'le görüştük konuştuk .


Takım ısınmasında Dan saha içinde :)
Maç içinden
 Tabi 2 gün önce full salondan sonra böylesine boş bir salon Dan'leri biraz şaşırttı ama normal olduğunu söylediler. Çünkü Maccabi Tel Aviv'de aynı şekilde zıtlığa sahipmiş. Maç heyecansız geçer diye düşünürken bizi yanılttı ve süper bir maç oldu. 4.periyot sonunda Dan'le ayaklarımızı yere vurup gürültü çıkararak kendimizde defans yaptık ki işe yararı da. Maç heyecanını uzatmaya taşıdı ve Fenerbahçe Ülker uzatmada galip geldi. Maç sonu yine Neven'i bekledik ertesi gün buluşmak üzere plan yaptık ve hepimiz yine ayrıldık.
Maç içinden Ayalet ve Tikky 
 Ertesi gün Dan'ler ile Eminönü meydanda buluştuk ve vapur ile karşıya geçtik. Bu onlar için farklı ve güzel bir deneyimdi çünkü 20 dakika içerisinde deniz yolu ile bir kıtadan diğer kıtaya geçiyorduk. Kadıköy'den bir taksiye atladık ve Fenerbahçe Dereağzı tesislerine Neven'in yanına gittik. Kulüp binasında bir tek Neven kalmıştı ve ofisinde ağırladı bizi. 30 dakika kadar bir dost muhabbetinden sonra bir şeyler içmeye tesislerin karşısındaki bir cafeye geçtik.
Kafede Neven ile.
Neven ile Dan 
Burada da yine dost muhabbeti , basketbol , İsrail ve Türkiye hakkında 1 saat kadar sohbet ettikten sonra vedalaşıp ayrıldık.
Vapurda balık ekmek ve döner keyfi
Eminönü'ne geçmek için Kadıköy'den giderken  kendimize balık ekmek ve tavuk döner ziyafeti çekmeyi de ihmal etmedik.Eminönü'ne indiğimizde son günleri olması ve Taksim'i hala görmemiş olmaları üzerine Taksim'e gidelim dedim ve kabul ettiler soğuğa rağmen Taksim'e gittik İstiklal'de gezindik
İstiklal'de beraber bir fotoğraf
Çok dolaşamadık çünkü hem çok soğuktu hemde onların oteline dönüp bavullarını toplamaları gerekiyordu. Orada son kez vedalaştığımızı sanıyorduk ancak Dan'in çantasında bir arkadaşıma vermem gereken fotoğrafları unutunca ertesi gün havalimanında da görüşmek zorunda kaldık.
Resim yazısı ekle

İstanbul maceralarından son beraber fotoğrafımız.

Havalimanında ayrılıklar genelde üzücü olurken bizimkisi şakaların yapıldığı gülüşmelerin olduğu mutlu bir ayrılıktı.Her ne kadar onlar pasaport kontrolünden geçtikten sonra bende biraz üzüntü olsa da. Gerçi Dan'in yakın zamanda tekrar İstanbul'a geleceği sözünü aldığımdan rahattım.

Pasaport işlemleri...
Onlarla vakit geçirmek çok ama çok güzeldi.Farklı bir kültürü öğreniyordum İsrail üzerine merak ettiklerimi soruyordum yeni dostluklar ediniyordum .
Dan'in Annesi Ayalet ile aramız çok iyiydi ki zaten çoğu zamanda onunla sohbet ediyordum ve sürekli bana kilo esprisi yapıp duruyordu.Hatta İsrail'den bir kızla evlenmemi bile söyledi hehe :D
Ayalet'in en yakın arkadaşı Tikky ise çok neşeli ve renkli bir insandı. Müthiş güler yüzlü ve cana yakın .
Ben İsrail kültürü ve yaşamı hakkında onlardan çok şey öğrenirken onlarda benden Türk kültürü ve insanı hakkında bir şeyler öğrendi. Ayalet Türklerin sandığının aksine daha kibar , yardımsever ve iyi olduklarını benden örnek vererek söyledi buna çok sevindim. Son bir not: İsrail'de taraftarlar takımlarının rengine göre adlandırılıyormuş.Maccabi taraftarlarına Yellow (sarı) denirken Hapoel takımlarının taraftarlarına Red (kırmızı) deniyormuş. Hapoel Tel Aviv ise ülkenin en sağlam sol görüşlü sol tribünü ve kulübü öyle ki takım logosunda orak-çekiç var tribünlerinde ise hep sol semboller.Bu arada Red'ler %100 Anti Maccabi , tamamen onlardan nefret ediyor.Dan'de öyle hatta sarı bir şey giymediği gibi ailesininde giymesine izin vermiyormuş.

Hapoel Tel Aviv hediyelerim

Hapoel Jerusalem hediyelerim

Pertev gençlerde zorda olsa kazandı

13 Aralık'ta Ahmet Cömertte oynan genç erkekler beyaz grubu maçında Pertevniyal - İTO'yu 79-72 mağlup etmeyi başardı. Beyaz grupta namağlup olan Pertevniyal şimdiye kadar oynadığı maçları farklı bir şekilde kazanırken bu maçta İTO karşısında zorlandı ve sadece 7 sayı ile galip geldi.Bu galibiyetle yoluna namağlup devam etmeyi başardı.Pertevniyal'ın bu galibiyetinde ise en önemli pay 3.periyotta Yiğit Can Vardal'dan geldi.Üst üste 4 top çalması ve periyot içinde 3 tane daha top çalması ile takımına ekstra hücum olanağı sağlarken rakibinde düzenini bozdu.
1.periyot 15-18
2.periyot 20-20
3.periyot 30-16
4.periyot 14-18

Maçtan fotoğraflarım ;




#7 Batıkan Demirtoz

#10 Yiğit Can Vardal

#4 Bulut Altın


#4 Bulut Altın

#4 Bulut Altın

Tartışmalı karar ile Fener uzatmada galip

TBL'de namağlup lider Fenerbahçe Ülker evinde Erdemir'i ağırladı. Karşılaşma beklenilenin aksine çok çekişmeli geçti ve hatta normal sürede 2 taraf birbirine üstünlük sağlayamadı ve uzatma periyotuna gitti (normal skor 76-76). Uzatma periyotunda Fenerbahçe Ülker 90-83'lük skor ile galibiyete ulaşırken namağlup liderlik unvanını devam ettirdi.
Erdemir beklenilenin çok ama çok üstünde bir performans ve mücadele göstererek maçı çok farklı bir hale getirdi. Fenerbahçe Ülker gibi bu sezonun hem Türkiye hemde Avrupa liginde flash ekibi olan bir takıma karşı deplasmanda çok güzel oynadı hatta galip bile geliyordu. 
Son pozisyonda Erdemir'e çalınan faul ile ilgili ise tam göremedim ancak ne olursa olsun hakemlerin karar vermek için televizyondan tekrarını izlemesi gerekirdi faul ya da değil orada karar vermeliler idi. 


Maçtan fotoğraflarım ;